joomla templates

Asit - Baz Dengesi


ASİT – BAZ DENGESİ

Hayatımız bir denge üzerinedir. Hareket ve dinlenme, huzursuzluk ve huzur, hüzün ve mutluluk, yemek ve yediklerimizi yakmak gibi. Peki bu dengenin bozulması bizi hasta edebilir mi? Sürekli bünyemize aldığımız gıdaların her zaman etkin kullanılamadığı ve atılamadığını düşündünüz mü hiç?

Hepimiz farklıyız ve özeliz. Her birimizin bünyesinde ufak bazı işlevsel farklılıklar olabilir. Bazılarımız tuzu bazılarımız şekeri ve yağı iyi kullanamaya bilir ve bünyesine zarar verir. Her bünyede bu rakamlar aynı olacak ve her birimiz aynı şekilde tepki göstereceğiz diye bir şey söz konusu olamaz . Her birimiz sindirim sonucu oluşan asit ve bazik maddelere aynı derece de tepki gösterebiliriz. Kimimiz bünyemizde atamadığımız ve biriktirmek zorunda kaldığımız atık asidik maddelere daha az bazılarımız daha çok tepki gösteririz. Hücrelerimizin içindeki ve dışındaki ortamın tam bir asit baz dengesinde olması gerekmektedir ki yaşamsal fonksiyonlarını sürdürebilsinler. Hücrelerimizin her biri su havuzunda yüzer gibidir. Bu havuzdan hücrelere ihtiyacı olan oksijen ve gıdalar gönderilir ve atık maddeler uzaklaştırılır.

Örneğin sigara kullanmayan biri sigara dumanı dolu olan bir kahvede nasıl rahat nefes alamaz ise hücrelerde asidik artık maddelerden rahat edemez. Peki hangimizin aklına geldi ki depresyon, nezle, romatizma, diş çürüğü, ekzema, saç dökülmesi, konsantrasyon eksikliği ve kondisyon kaybından asit baz dengesindeki bozukluk sebep olabilsin. Aşırı asit ortam her canlıyı tehdit eder. Ve biz bu aasidi her an bünyemizde üretiyoruz, gıdalarla bünyemize alıyoruz. Peki aynı hızda atabiliyor muyuz? Kitap üzerinde evet ancak gerçek yaşamda ideal koşullar olmamaktadır. O halde biriken artık maddeleri nereye depolamalı? Yıllar içinde oluşan birikimin nelere sebep olabileceğini düşünebiliyor musunuz? “ Sağlık için mi çabalıyorsun, o zaman sana bir sorum var. Hastalığının kaynağına bulmaya hazır mısın? Ancak o zaman sana yardım edebilirim.”HİPOKRAT

Örnek olaylar; 1- 49 yaşında kadın; depresif, uyku hali, kondüyon kaybı, ayak ve ellerde his kaybı, eklem ağrıları, diş çürükleri ve diş eti hassasiyeti, tırnaklar kırılgan, sinirlilik ve uyku problemleri. Günlük beslenmesi; asit birikmiş bir bünyenin tepkilerini gösteren kadının beslenme alışkanlığında salata,sebze, patates, makarna, pirinç, peynir, et, çilek ve turunçgiller gibi asidik meyveler, ve bol bol yoğurt. Ayrıca bol kahve içmektedir. Tavsiye edilen beslenme; daha bol baz içeren gıdalar yemesi ve bol su içmesi. 2 ay sonra kadının şikayetlerinin tümünde belirgin bir düşme ve kayıp gözlenmiştir. Daha rahat uyur ve dinlenir olmuştur, tırnakları kolay kırılmaz, neşesi gelir, diş sağlığı düzelir, eli ve ayakları üşümez. 4 ay sonra ise çok daha rahatlamıştır ve hayata umutla bakar olmuştur. 2- 68 yaşında kadın; eklemlerinde ve omurgasında ağrılar yıldan yıla artmaktadır. Merdiven çıkmakta bile zorlanmaya başlamıştır. Siyatik sorunlarından zaman zaman bakıma muhtaç hale gelmektedir.

Diş eti kanamaları ve diş sallanmaları. Diş doktoru yeni bir diş önermektedir. Günlük beslenmesi; Beyaz ekmek, makarna, mısır gevreği, şeker, çikolata ve asidik meyveler. Ayrıca bol kahve içmektedir. Tavsiye edilen beslenme; Kahve ve çay bırakılmış, çikolata terk edilmiştir. Düzenli deniz tuzu almaktadır ve bazik gıda tüketimini artırmıştır. Yeni beslenme alışkanlığından 1 ay sonra merdiven çıkar hale gelmiştir. Bir yık sonra ise şikayeti kalmamıştır ve dişleri halen sağlamdır. 3- çocuk 6 yaşında; 1 aydır kronik grip vakası yaşamaktadır. Diş çürükleri, tırnakları kırılgandır, kendini hep yorgun ve enerjisiz hissetmektedir. Günlük beslenme; hamur işi ve mısır gevreği fazla tüketmektedir. Bunlarla beraber taze meyve yemektedir ve buda sindirimi olumsuz etkiler. Tavsiye edilen beslenme; fazla meyve ve gevrek tüketimini azaltmalı ve ayrı zamanlarda yemelidir. Sebze ve patates yemeli ve toksin atan bitki çayları içmelidir. Bu uygulamadan 5 gün sonra gribi bitmiştir.

Bir bitkinin yerini değiştirdiğimizde solduğu zaman acaba yerini mi beğenmedi diye sorarız kendimize. Acaba toprağımı iyi değil, hastalık mı var, güneşimi az görüyor veya suyumu çok yada az geldi? Evet gerçekte de bitkiyi olumsuz etkileyen etkenleri düzelttiğimizde tekrar kendine gelecektir. Peki ya hücrelerimizi çevreleyen ortamın uygunsuz olması hücrelerimizi nasıl etkiler ? Hasta edebilir mi? Kesinlikle evet.... Hücrelerimizin beğenmediği ortamdan kalkıp gitme gibi bir olanağı yoktur. Mecbur o ortama ayak uyduracaktır uyduramadığı derecede bir ortam oluşmuş ise sağlığı ve işleyişi bozulacaktır. Vücut sıvıları sürekli olarak yoğun atık ve yabancı madde bombardımanına tutulursa bir süre sonra bu hücreleri ve organları zorlamaya başlar. Bünyenin etkisiz hale getirebileceğinden ve atabileceğinden fazla toksin madde birikimi bünyemizi canlı hücreler için sağlıklı bir ortam olmaktan çıkaracaktır. Kumun dişlilere verdiği zarar gibi asit artıklarda hücrelere ve eklemlere zarar vermeye başlıyor. Her türlü tedavide hücre ortamının dengesi gözetilmelidir. “ Bünyemize aldığımız gıdalar ve içecekler vücut sıvılarımızın birbirine oranını ayarlar” HİPOKRAT

Bir limonu ısırdığımızda nasıl gözlerimiz yaşarır, ağzımız gerilir ve tükürük salgılarız. Tükürük ile asidi dengelemeye çalışırız aslında. Benzer bir asit saldırısına da hücrelerimiz maruz kalabiliyor. Bu etkiden temizlikte faydalanıyoruz. Tuz ruhu, klorak gibi asit maddelerle kireci ve kirleri çözüyoruz. Mermer yüzeye bile nasıl eritici bir etki edebilmektedirler. Belli oranlarda asit gereklidir bünyemizde. Fakat günümüz beslenme adetlerinde ve gıdalarında bu asit oranı tolere edilebilir sınırın çok üstüne çıkmaktadır. Bu asitlerin oranına ve konsantrasyonuna bağıdır. PH olarak tanımlanan asit baz oranında 7 ortadır. O-7 arası asidik, 7-14 arası ise baziktir.

Fizyoterapist Oğuzhan Söylemez.

Yorumlar  

 
0 #1 2012-09-16 22:04
gerçekten güzel açıklamışsınız bende bahsettiğiniz örneklerdeki problemlerle karşılaştım ve ilaç tedavisi gördüm fakat pek işe yaramadı. Yazınızı okuduktan sonra söyledikleriniz i dikkate alacağım fakat ister istemez asit içeren besinler tüketiyoruz ve bunu bazen ayarlayamıyoruz .Ve hangi gıdalar baz içerir bulamadım doğrusu. Bir de yazdıklarınızı okuduktan sonra biraz araştırdım. Acaba bende asidoz problemi olabilir mi? yani açıkçası doktora o kadar çok gittim ki ve her seferinde sonuç alamadığım için gitmek istemiyorum Ama doktor bey bana hiç bundan bahsetmedi yani stres yapar gençsin atlatırsın dedi ve her gidişimde lansor gismatol gibi ilaçlar yazdı. Tavsiyenizi bekliyorum. Teşekkürler.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SAĞLIKLI BESLENME

ZİYARETÇİ SAYACIMIZ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün69
mod_vvisit_counterDün280
mod_vvisit_counterBu Hafta979
mod_vvisit_counterBu Ay4677
mod_vvisit_counterToplam664245
www.huseyinoguzhansoylemez.com

ÜYE OL / ÜYE GİRİŞİ